|    YORUM YAZ   |       |    Favorilerinize ekleyin!
 
Anadolu kilimleri

Bir kültür mirası: Anadolu kilimleri

Dokumacılık, uzun yıllar göçebe Andolu kadınının elinde bulunan neredeyse tek ifade aracı olmuştur. Dolayısıyla kilimler kadar üzerine işlenen desenler de bir kültür mirasıdır.
Anadolu kadınları da kah yününü ham maddesi olarak kullandıkları koyunlarını ve diğer hayvanları, kah dertlerini, acılarını ve özlemlerini sembolik motifler haline getirerek
yüzyıllar boyunca kilimlerine işlemiştir.
Tarih boyunca pek çok kültüre ev sahipliği yapan Anadolu, çok çeşitli ve zengin özelliklere sahip el sanatları açısından da bir merkez olmuştur. Çinicilikten seramiğe, taş işçiliğinden cam işlemeciliğe, ahşap oymadan bakırcılığa kadar birçok alanda dünya kültür mirasına zengin eserler sunan Anadolu insanı, dokumacılıkta da oldukça gelişmiştir. Her biri yüzlerce yıllık kültür birikiminin aynası olan halk sanatının bu seçkin örnekleri arasında bulunan kilimlerin ise ayrı bir önemi bulunur. Anadolu insanının doğumunda beşiği, ölümünde tabutunun örtüsü olan kilim, vazgeçilmez bir değere sahiptir.
Hayvan yetiştiren atlı göçebelerin, göç ederken, yük taşıyan hayvanlarca taşınabilecek, kolay nakledilebilen çadırlara ve çadır eşyalarına ihtiyaç vardı. Böylesi bir yaşamda kullanılacak eşyaların merkezinde ise doğal olarak halı ve kilimler bulunuyordu. Anadolu kadınları da kah kilimlerinde yününü ham maddesi olarak kullandıkları koyunlarını ve diğer hayvanları, kah dertlerini, acılarını ve özlemlerini sembolik motifler haline getirerek yüzyıllar boyunca kilimlerine işledi. 

8 bin yıllık gelenek
Anadolu kilimciliği, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan köklü bir geleneğin devamıdır. Hatta bazı araştırmacılar bu geleneği o kadar geriye götürmektedir ki, Anadolu kiliminin kökeninin neolotik çağlara kadar uzandığı bile iddia edilmiştir. Anadolu kiliminin, Konya yakınlarında bulunan Çatalhöyük’te bir zamanlar var olmuş neolitik kilim geleneğinin doğrudan devamı olduğu ciddi olarak savunulmuştur. Bu görüşe göre Anadolu kilimi 8 bin yıldır kesintisiz süren dokumacılık geleneğinin ulaştığı bir doruktur. Ancak kilimlerde kullanılan dokuma tekniğine has şartlar ile gerçekliği algılama ve bütünleştirme açısından ortak bir kültür modu sonucunda ortaya çıkan şaşırtıcı benzerlikler, bir tesadüften ibaret de olabilir. Zira, Peru’da Colomb öncesi döneme ait bazı tekstil motifleri ile Anadolu kilimlerinin motifleri arasında da şaşırtıcı benzerlikler bulunmaktadır.
Bu varsayımları bir kenara bırakacak olursak, Anadolu kilimleri, desen özelliklerinin bir kısmını Orta Asya’dan getirmiş, 13. Yüzyılda Selçuklular döneminde geliştirmiş ve zamanla her bir yöreye göre kişilik kazandırmıştır.
Anadolu’nun birçok yerinde, yörenin kültürüne, gelenek ve göreneklerine uygun, evin bir köşesine kurulmuş tezgahlarda, üzeri çeşitli motiflerle süslü, çeşitli renk ve desenlerde kilim dokumacılığı yapılmaktadır. Anadolu’da ün salmış kilimler, bazen dokunan köyün adı ile (Eşme, Karasu, Emirdağ), bazen aşiretlerin adı ile (Avşar, Berihan, Kirkitli), bazen de kullanılan motiflere göre (Yollu, Çubuklu, İbrik, Aynalı, Bindallı vs.) anılırlar.
Anadolu kilimleri; kilimin dokunduğu bölgelere, kullanılan bitkisel boyaların rengine ve en çok da kullanılan motiflere göre sınıflara ayrılır. Kilimlerde kullanılan motifler genellikle halıda, çinide, mermer ve tahta oymacılığında kullanılan motiflerin aynısıdır.
Kilimler üzerindeki motifler yaşanılan çağın özelliklerinin yanı sıra yörenin kültürü, gelenek ve görenekleri, kilimi dokuyan kişinin beklenti ve ümitlerine göre  de değişiklikler göstermektedir.
Buna göre kilimde kullanılan motifleri şöyle sınıflandırmak mümkündür:
1- Hayvansal motifler: Bu kilimlerde en çok kullanılan kuş motifi olmakla birlikte ejder ve böcek motifleri de kullanılır.
2- Bitkisel motifler: Ağaç, yaprak, çiçek ve meyve motifleri kullanılır.
3- Geometrik motifler: Dokuma kolaylığından dolayı en çok tercih edilen motif türüdür. En çok görülün şekiller ise üçgen, dörtgen, dikdörtgen ve eşkenar dörtgendir.
4- Karışık motifler: Madalyon, rozet, çengel, sütun yazı, harf, vazo vs. kullanılır.
5- Sembolik motifler: Dokuyucunun duygu düşünceleri ile doğa güçlerini simgeleyen motiflerdir. Bu gruba kuş, hayat ağacı, el, tarak, ibrik, kandil vb. motifler de girmektedir.

Kilim kadar üzerine işlenen desen de bir kültür mirasıdır. Zira dokumacılığın, okuryazarlık döneminden önce köylü ve göçebe Müslüman kadınının elinde bulunan neredeyse tek ifade aracı olduğu unutulmamalıdır. Örneğin Hakkari yöresi kilimlerinde kıskançlık ve korku gibi duygular ‘Kurt ayağı’ ve ‘Akrep’ motifi ile; muhabbet, sevgi, sohbet ve fanilik ‘Muhabbet Kuşu’ motifi ile; erkeklik, yiğitlik ve kavgacılık ‘Koç Boynuzu’ motifi ile dile getirilmiş, bitki ve çiçek figürleri ise bereketi, üretkenliği ve mutluluğu ifade etmiştir.

Soyut ekspresyonizm ve Anadolu kilimi
Anadolu kilimleri, Anadolu kültürünün ve özellikle Anadolu kadınının kendini ifade biçimidir. Anadolu kadınları çok fazla bilincinde olmasalar da, yarattıkları motiflerle ve bu motifleri yaratırken kullandıkları yöntemlerle yaşantılarına ve hayata bakışlarına dair önemli ipuçları vermiştir.
Anadolu dokumacılarının kullandığı görsel ifadenin belirgin özelliklerinden biri, insan, hayvan ve bitkilerin aynen gerçek hayatta oldukları gibi yansıtılmaması yaklaşımdır. Bu anlayış, büyük ölçüde gerçek hayatın sanatta taklidine, yani ‘yansıtma’sına dayanan Batı dünyası sanat geleneğinin tam tersidir. Batı dünyası, ancak 20. yüzyılın ortalarında soyut ekspresyonizmin egemen olması sayesinde gerçekliğin yansıması olmayan görsel sanat biçimlerine yönelmeye başlamıştır. Batı’da kilimin büyük bir popülerlik kazanması da, Batı resminde soyut ekspresyonizmin hakim olmasıyla birlikte başlar.
Anadolu kültürü, binlerce yıl boyunca gerçek dünyayı yansıtan motiflerden uzak durmuştur. Türkmen kabileleri Anadolu’ya göç ederken İslam’ın insan ve hayvan biçimlerinin kullanılmasına karşı oldukça katı kurallarını da beraberlerinde getirmiştir. Böyle bir gelenekten de soyut görsel ifadenin çok güçlü ve orijinal bir biçimi doğmuştur. Anadolu kilimi gerçek dünyanın bir yansıması değil, kendi başına bir dünyadır.

Kilimlerin simetrisi
Anadolu kilimleri üzerine birçok araştırma yapan ve bu araştırmalarını ‘Anadolu’nun Antik Kilimleri’ isimli kitabında toplayan Peter Davies, Anadolu’nun görsel dilini oluşturan en önemli yöntemlerden birinin, hem Anadolu kilim motifleri hem de genel tasarımın ortak özelliği olan simetri olduğunu söyler. Simetrinin, salt bir tasarım öğesinden ziyade insan gözünün bilgiyi işlemek için kullandığı temel bir bilişsel araç olduğu bilinmektedir. Bütün kültürler bir şekilde bu bilişsel araca dayanırken, her kültür grubu kendi tarihinin bir aşamasında çok çeşitli simetri olasılıkları arasından yalnızca birkaç tanesini tercih eder. Bu tercihler zamanla içselleşir ve bilgilerin işlenmesinde ve hatırlanmasında farkında olmadan kullanılan öğeler halini alır. Dolayısıyla söz konusu kültür grubu kendini bu simetriler aracılığıyla ifade etmeye başlar. Peter Davies, Anadolu’daki genç kızların, tezgahlarda çalışmaya başladıklarında sadece desen öğrenmekle kalmayıp, çok daha derin ve temel dersleri (ait oldukları kabile grubunun tercihli simetrilerini) farkında olmadan özümsedikleri sonucunu çıkarmaktadır.
Davies’e göre Anadolu dokumacıları, tercihli motif ve desen yöntemi olarak çift ayna simetrisine bağlıdır. Anadolu kültürünün ürettiği eserlerin asimetriden bütünüyle uzak durmayı seçmesi de bu görüşü desteklemektedir. Peter Davies, Rehber Dünyası isimli derginin Ağustos 2003 tarihli 33. sayısında yayımlanan makalesinde Anadolu kilim deseninde çift simetri eğiliminin yalnızca motifleri değil, aynı zamanda kilimin genel tasarımını de biçimlendirdiğini belirtir. Davies söz konusu yazısında bu görüşünü şöyle örneklendirir: “Genel bir kural olarak, eğer kilimin merkezine doğru bir çizgi çekecek olursak, her iki taraf da birbirlerinin ayna imajıdır. Ayrıca, eğer kilimin ortasından bir çizgi çekecek olursak, üst yarısı ile alt yarısı da birbirlerini aynada gibi yansıtır. Anadolu kilimine biçim veren şey genel tasarımın çift simetrisidir. Pastoral bir kültürden gelen kilimlerin normalde nahif ve ilkel olması beklenir ama Anadolu kilimi gerçekten de oldukça detaylı, düzenli ve titiz bir tasarıma göre dokunur. Anadolu kilim tasarımı belki de herhangi bir Anadolu köyünde veya yerleşim biriminde bulunabilecek her şeyden daha fazla düzen içerir.”

Ayna simetrisi ve bellek
Anadolulu dokumacıların kilimlerinde simetriyi esas almasının kuşkusuz pratik sebepleri de vardı. Zira desenler bir kalıba bakılarak değil, dokumacının hafızasındaki motiflere göre işleniyordu. Yani ortaya çıkan kilimlerdeki desenler dokumacıların hafızasında taşınıyordu. Bir kilime dikkatlice bakılacak olursa, kilim desenlerini ezberlemenin nasıl bir hafıza kapasitesi gerektireceği rahatlıkla görülebilir. Oysa imajın sadece bir kısmı bile bütün imajın bilgisini içerdiği için ayna simetrisiyle yapılan bir kompozisyon, ezberlemeyi ve sonradan aynı ürünü tekrarlama işlemini kolaylaştırır. Sözlü gelenek ve hafızaya dayalı bir dokuma geleneğine bağlı olan Anadolu kilimcileri de bu şekilde motiflerini yüzyıllar boyunca birbirlerine aktarmayı başarmıştır.
Böylece, tarihini ister 8 bin yıl öncesine dayandıralım, ister Orta Asya’dan göç eden kabilelerle birlikte Anadolu topraklarına girdiğini kabul edelim, Anadolu kilimleri varlığını günümüze kadar sürdürmeyi başarmıştır. Anadolu kadınları da yüzlerce yıl boyunca acılarını, sevinçlerini, hüzünlerini, mutluluklarını kilimlerine ilmik ilmik işlemeyi sürdürmüştür.

KUTU
Anadolu kiliminde kullanılan bazı motiflerin anlamları:
1- Eli Belinde: Analık ve doğurganlık kavramlarının simgesidir.
2- Koç Boynuzu: Bereket, uğur, kısmet, mutluluk, neşe, uzun ömür, kahramanlık ve kuvvet sembolüdür.
3- Çengel: Sivri uçları ile kötü bakışları uzaklaştırmanın simgesidir.
4- İnsan: Kadın, erkek ve doğurganlığın simgesidir.
5- Saç Bağı: Genç kızların evlilik isteğini göstermesi için kullanılır.
6- Küpe: Dokumacı genç kızın evlenmek istediğini ailesine açıklamasıdır.
7- EI: Kem gözlere karşı korunmak için kullanılır.
8- Su: Çok eskiden kullanılan bir motiftir.
9- Göz: Göz değmesine koruyucu olarak kullanılır.
10- Hayat Ağacı: Soyun ölümsüzlüğünü simgeler
11- Kuş: Uğurlu ve uğursuzluğu simgeleyen motiftir.

(North Cyprus Magazine / Aralık 2005)


 
   |    YORUM YAZ   |       |    Favorilerinize ekleyin!
Bu yazı Cumartesi, 16 Ocak 2010, 20:54 tarihinde Genel, KİLİM kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.